MİYOM İLE İLGİLİ BELİRTİLER

MİYOM İLE İLGİLİ BELİRTİLER VE ŞİKAYETLER
Miyom (myoma uteri, halk arasında rahimde ur olması) çeşitli belirti ve şikayetlerle ortaya çıkabilir ancak myom saptanan hastaların çoğunda hiçbir şikayet veya belirti yokken muayene sırasında tesadüfen myom saptanır. Küçük yani bir kaç cm çağındaki myomlar genellikle hiçbir zaman şikayete neden olmazlar ve büyümedikleri sürece bir problem oluşturmazlar bu nedenle küçük haldeyken tedavi edilmezler.

Myomlarla ilgili en sık rastlanan belirtiler aşırı ve uzun süren adet kanamalarıdır (menometroraji). Myomlara bağlı seyrek adet görme olmaz ancak sık adet görme, kanamanın uzun sürmesi, kanama miktarının aşırı olması ve buna bağlı kansızlık (anemi) gelişmesi gibi belirtiler olabilir. Adet sancılarında artış (dismenore) meydana gelebilir. Myomlara bağlı cinsel ilişki sırasında veya sonrasında kanama nadiren olsa da özellikle adet dönemi ortalarında kanama, lekelenme gibi belirtiler olabilir.

Myomlara bağlı diğer sık görülen şikayetler arasında kasık ağrısı, bel ağrısı, sık idrara çıkma gibi şikayetler vardır. Bu şikayetler büyük (en az 5-10 cm) myomlara bağlı gelişebilir. Küçük 2-3 cm boyutunda myomalara bağlı kasık ağrısı, bel ağrısı, sık idrara çıkma meydana gelmez, bu hastalarda bu şikayetlerin başka bir nedeni araştırılmalıdır. Sık idrara çıkma büyük ve rahim ön tarafında bulunan bir myomun idrar torbasına baskı yapması sonucu meydana gelir. Yine bu tür büyük myomlara kalın barsağa (rektum) baskı yaparak kabızlık, zor tuvalete çıkma gibi şikayetlere neden olması mümkündür.

HPV TESTİ (HPV DNA TESTİ)

HPV TESTİ (HPV DNA TESTİ)
HPV testi (HPV tahlili) son yıllarda yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu tahlilin yapılmasındaki amaç kadın veya erkekte HPV virüsünün (Human Papilloma Virüs) varlığını
araştırmaktır, bunun için araştırılan dokuda virüsün DNA’sı var mı diye bakılır, bu nedenle teste HPV DNA testi denir. Hibrit Capture (HC), PCR, DNA dizi analizi, Chip array gibi yöntemler mevcuttur.
HPV virüsü ve HPV enfeksiyonu hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

HPV DNA testi nasıl yapılır?
HPV DNA testi hastalık bulunan bölgeden alınan ufak bir parçadan veya sürüntü materyalinden yapılabilir. Örneğin ciltte veya genital bölgede bulunan bir siğilden alınan milimetrik parça test için yeterlidir. Testin yapılabilmesi için hastalıklı bir lezyon olması da gerekmez tamamen normal bir dokudan sürüntü alınarak da test yapılır. Sürüntü yani smear küçük fırça gibi bir aletin doku yüzeyine sürülmesi ile hücre toplanmasıdır (rahim ağzı kanser taramasında yapıldığı gibi.) Sürüntüden toplanan hücrelerde HPV virüsüne ait DNA materyali araştırılarak tahlil yapılır.

HPV DNA testinin en yaygın kullanıldığı alan rahim ağzı (serviks) kanseri ile ilgili işlemlerdir. Burada rahim ağzından smear alır gibi sürüntü şeklinde fırça ile hücreler toplanarak bir sıvı dolu kap içerisinde laboratuvara gönderilir. Smear tahlili (pap test) için alınan materyalde HPV DNA testi de çalışılabilir, ayrıca tekrar materyal almaya gerek yoktur. Smear tahlili nasıl yapılır konusunda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Smear tahlili yapmadan, sadece HPV virüsü için de sürüntü alınarak araştırma yapılabilir. Rahim ağzından smear testi veya HPV testi jinekolojik muayene masasında spekulum takılarak yapılır, işlem 1-2 dakika sürer.

Erkekte HPV testi nasıl yapılır?
Erkeklerde penisten alınan sürüntü materyalinden HPV DNA araştırması yapılabilir. Veya testis gibi başka bir yerde lezyon varsa oradan da sürüntü veya parça alınarak tahlil yapılabilir.

RAHİM AĞZINDA YARA

RAHİM AĞZINDA YARA (SERVİKAL EROZYON – EKTROPİYON)
Rahim ağzında yara veya rahim ağzı yarası terimleri günümüzde hastalar ve doktorlar arasında sık kullanılan bir terimlerdir. Bu terim aslında genel bir ifadedir ve rahim ağzının normalden farklı göründüğünü (genellikle kırmızı görünür) ifade eder. Bu farklı görüntünün çeşitli sebepleri olabilir o yüzden rahim ağzında yara sözü genel biri ifadedir. Rahim ağzında (servikste) bu farklı görüntüye sebep olabilecek patolojilerden en sık görüleni servikal ektropiyon (eversiyon) ‘dur. Bunun dışında erozyon, servisit veya servikal preinvaziv lezyonlar, CIN vb. lezyonlar da “rahim ağzında yara” ifadesine neden olabilirler.

SERVİKAL EVERSİYON (EKTROPİYON)
Rahim ağzının normalde iç tarafı ve dış yüzü farklı hücre yapıları ile örtülüdür. Rahim ağzının iç tarafını silindirik epitel kaplar, dış yüzeyini yassı epitel kaplar. İç taraftaki bölge kırmızı renkte, dış taraftaki bölge açık pembe renkte görülür. İki bölge arasında belirgin bir sınır vardır ve muayenede genellikle görünen bu sınıra transformasyon zonu denir. İçerideki silindirik hücre tabakasının çeşitli nedenlerle dışarıya doğru ilerlemesiyle bu kırmızı alan daha dışarıya kaymış olur ve muayenede de görülebilecek halde rahim ağzının dış yüzeyini kaplar. Bu duruma servikal erozyon veya ektropiyon denir. Alında burada herhangi bir yara veya patolojik durum yoktur sadece normalde de bulunan iki yüzey arasındaki sınır yer değiştirmiştir. Bu kanser veya kanser öncüsü bir durum değildir.

Belirtileri:
Servikal eversiyon çoğu kadında bir şikayete neden olmaz ve muayenede tesadüfen görülür. Bazı kadınlarda şeffaf, sulu bir akıntıya neden olabilir fakat enfeksiyon varsa yeşil ve kötü kokulu akıntı da olabilir. Ayrıca ektropiyon bölgesi hassas bir doku olduğu için penisin travmatize etmesiyle ilişki sonrası ufak lekelenme tarzında kanamalar ve adet aralarında hafif lekelenmeler de olabilir.

Nedenleri:
– Gebelikte ve genç kızlarda ektropiyon izlenmesi normal bir bulgudur.
– Doğum kontrol hapı kullananlarda izlenebilir.
– Prezervatifin veya tamponun travmatize edici etkisine bağlı gelişebileceği kabul edilir
– Spermisit veya kayganlaştırıcı kremler etkili olabilir
– Bazi vajinal enfeksiyonlar bu duruma neden olabilir
Fakat çoğu zaman kadında buna neden olabilecek herhangi bir neden bulunamaz.